MODERN KÜLTÜRÜN İNŞA SÜRECİNDE BAZI DEĞERLERİ KÜLTÜRE DAHİL ETMEK BAZILARINI İSE ETMEMEK TEMEL MESELEDİR. YANİ KÜLTÜR KENDİ İÇİNDE BÜTÜNLEŞTİRME OLUŞTURURKEN ASLINDA DIŞLAMA FİKRİNİ DE BARINDIRIR. →ASİMİLASYON

Asimilasyon benzetmek demektir. 2 boyut taşır

  1. benzeyen (çevre)
  2. benzetilen (çevrelenen)

kültürün ideal hali ve ortak tahayyül parçaların kendini yeniden dönüştürmek zorunda kaldığı bir bakış yaratır.

bauman okuma notları!!!

Müphemlik mahkumları - Geoff Dench’in açık bir toplumdaki azınlıkların müşkül durumu üzerine yaptığı çalışmada kullandığı ifade

TUZAK METAFORU

kurbanlarının önüne ötekilik lekesinden ari bir dünyaya giriş biletini yem olarak atıp onları kronik bir müphemlik tuzağına düşüren modern asimilasyon önerisinin hikayesi.

Asimilasyon → bilinçli ve tarihsel çerçeveli bir eylem "tarihsellikten çıkarılmış," daimi ve evrensel bir süreç olarak, herhangi tarihsel bir siyasal topluluğa ya da siyasal projeye ait olmaktan ziyade insani birlikteliklerin doğasında kök salan, toplumsal yaşamın genel bir özelliği olarak tasavvur edilmiştir.

Kendisinden farklı bir şeye kendi özelliklerin aşılayan, kendi biçimini dayatan ve bunu kendi insiyatifiyle ve amacı için, yaşamanı sürdürebilmek için, yapmak zorunda olan canlı ve etken bir bünye imgesiyle birlikte öteki varlığın biçin ve özellikleri radikal bir değişim geçirirken asimile eden bünyenin kimliğinin korunduğu ve sabit kaldığı bir süreç akla getiriyordu. İşte bu biyolojik kavramı yeni toplumsal ve semantik işlevi için uygun hale getiren şey bu imgedir. Kavram, metaforik kullanımıyla yeni modern-ulus devletlerin başlattığı kapsamlı kültür cihadındaki yeni tek tiplilik güdüsünü içeriyor. Bu güdü yakında ortaya çıkacak olan farklılığa tahammülsüzlüğü yansıtıyor ve haber veriyordu.

İnsanların davranış biçimleri arasındaki farklılıkların her zaman ve her yerde kaybolmaya yüz tuttuğu ya da en azından belirsizleştiği düşünülür. Farklı adetleri olan insanlar birbirlerine yakın yaşadıkları yer ve zamanlarda zamanla birbirlerine benziyordu. Modern öncesi dönemde farklılaşmanın daimiliğini kabul ederken kişinin kendi çevresine tutunmasını erdem sayılıyordu. Sınırların dışına çıkmak cezalandırılır ve genel farklar ılımlı karşılanırdı.

Modem devlet→ cemaatlerin özyönetiminin meşruluktan çıkarılması ve yerel ya da loncalara özgü kendini idame mekanizmalarının ortadan kaldırılması

Cemaat temelli yaşam biçimlerinin kendilerini yeniden üretmeleri ya imkansızlaşıyor ya da bu, en azından çetin engellerle karşılaşıyordu. Bu da, insani davranış kalıplarının kendi yerel ve cemaatsel evrelerinde yeniden-üretilmelerine işaret eden, düşünmeden otomatik kabul etmeyi "zaten verili olma durumunu" kırıyordu

Cemaatin kendisini yeniden üretme mekanizmalarının kırlması ya da hızla dağılmasıyla birlikte, modem devlet, o zamana dek görülmemiş ölçüde toplumsal süreçlerin yönetimine katılmak durumunda kaldı.

Modem devlet, gerçekten de, geçmişte kendiliğinden ortaya çıkan şeyleri tasarımla üretmek zorundaydı.

Modern devlet tasarlayan bir güçtü ve tasarlamanın anlamı, düzen ile kaos arasındaki farkın tanımlanması, uygunun uygun olmayandan aynlması, bütün öteki kalıplar pahasına tek bir kalıbın meşrulaştmlmasıydı

Belli bir toprak parçasında ikamet eden herkes için tek bir hukukun tanınması ve tebaanın vatandaşlar olarak tanımlanması ilkesi şunu ilan ediyordu: Toplumun üyeleri, devletin dikkat ve teyakkuzunun nesneleri olarak, birbirlerinden ayırt edilemezlerdi ya da en azından böyle muamele göreceklerdi. Aynı şekilde, vatandaşların sahip olabilecekleri ayırıcı grup nitelikleri gayri meşru ilan ediliyordu.